“Sınav Kaygısı” Nedir?

“Sınav Kaygısı” Nedir?

Sınav kaygısı; sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olarak başarının düşmesine yol açan endişe ve korku duygularının bir arada yaşanması olarak tanımlanabilir. Bu tür kaygı hem fiziksel hem de duygusal belirtiler gösterir.

Kaygının Fiziksel belirtilerinin başında  kalp atışlarının hızlanması, mide bulantısı, titreme, kasılma, baş ağrısı ve aşırı terleme sayılabilir.

Duygusal belirtiler ise panik hissi, sinirli olma, ağlama, aşırı engellenmişlik hissi, şaşkınlık ve unutkanlık şeklinde kendini gösterebilir. Kendinizde, yakınlarınızda veya çocuklarınızda bu belirtilerin bir kısmını gördüğünüzde dikkatinizi onlara yöneltmelisiniz. Bizler sosyal hayatımızda pek çok durumu model alarak öğreniriz. Sınava girecek olan kişiler de sınav kaygısını öğrenirler, bu bulaşıcı bir durumdur.

Sınav öncesi ve sınav sırasında yaşanan yoğun kaygıların başında;

  • Bildiklerini hatırlayamamaktan korkmak,
  • Dikkati toplayamamak,
  • Bilinen sorularda hata yapmaktan korkmak,
  • Heyecanlanmak,
  • Sınava başlamada ve soruları anlamada güçlük çekmekten korkma,
  • Sürenin yetmeyeceği düşüncesi,
  • Zor gelen sorularda paniğe kapılma,
  • Sürekli tekrar eden ben başaramam, yetersizim düşünceleri,
  • Sınavın kötü geçeceğine inanma,
  • Düşük puan alırsam ne yaparım korkusu ve endişesi gibi pek çok yoğun duygu ve düşünceler sıralanabilir.

Görüldüğü gibi yoğun sınav kaygısı içindeki kişiler, yalnızca bedensel bazı uyarımlar yaşamakla kalmayıp, aynı zamanda performanslarının yeterliliği konusunda da yoğun bir  endişe içine girerler.Sınav başarısının düşmesinde endişe faktörünün etkisi, yoğun fiziksel uyarılmaya oranla daha fazladır. Çünkü sınav kaygısının sınav sırasında yarattığı olumsuz ve engelleyici etkinin odağı dikkattir.

Kişinin potansiyelini ortaya koyabilmesi için sınav sırasında dikkatinin tümünü sınav sorularına yöneltmesi gerekir. Ancak sınav kaygısı yüksek olan kişilerin yaşadığı  endişe, dikkatin bölünmesine ve sınavla ilgili olmayan şeylere yönelmesine neden olur.

Öğrenci/sınava girecek olan kişi dikkatini sınava vermekte güçlük çeker ve dikkat, sınav soruları ile kişinin kendi performansına ilişkin yorum ve değerlendirmeleri arasında bölünür.

Bir süre sonra öğrenci, dikkatinin çoğunu akademik başarısıyla ilgili olumsuz yorum ve  değerlendirmelere yöneltir. Başarısından kuşku duyar ve diğerlerinin kendisinden daha üstün  performans göstereceğini düşünür. Böylece sınava odaklanması gereken zihinsel enerji,  hedefinden uzaklaşıp dağılır ve öğrencinin gösterdiği performans, potansiyelinin altına düşer.

Kaygı düzeyi normal olan kişiler sınav durumlarını, başarılarının test edileceği bir fırsat  olarak değerlendirirken, kaygısı normalin üzerinde olan kişiler bu durumları bir tehdit olarak  algılarlar. Sınavla ilgili durumlarda kendileriyle olumsuz bir diyalog içine girerler. Gerçek dışı ve karamsar bir düşünce tarzını seçerler. Sınav öncesi ve sonrası fizyolojik uyarım dereceleri aynı olduğu halde, normal düzeyde kaygı yaşayan kişiler bu uyarımı sınavda daha fazla çaba göstermeye yönelik bir ipucu olarak algılarken kaygısı yüksek olanlar yaşadıkları endişe yüzünden, bunu olumsuz bir durum olarak görmektedirler.

Buradan da anlaşılacağı gibi, endişe faktörünün (sınav durumuna ve sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentiler) sınav başarısına olan etkisi, uyarılma faktörünün (fizyolojik uyarım sinyalleri) yarattığı etkiden daha fazla ketleyicidir.

Yapılan araştırmalar sınav kaygısı yüksek olan kişiler için en büyük sorunun, daha önce öğrenilenleri sınav sırasında hatırlayamamak olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca, kaygısı yüksek olan kişilerin, kaygısı düşük olanlara kıyasla ders çalışmaya daha çok zaman ayırdıkları görülmektedir. Bu bulgular da sonuçta görülen düşük performansın, bu kişilerin ders çalışma sürelerindeki yetersizliğe değil, olumsuz düşüncelerinin kendilerinde yarattığı, başa çıkılamaz derecedeki kaygıya bağlanabileceğini göstermektedir.

UZM. KLİNİK PSK. NURHAYAT YÜKSEL

Etiketler: , , , , , , , , , , , , Kategori: Çocuk ve Ergen Danışmanlığı

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

+ 61 = 63

Önemli Bilgilendirme!

Normalleşme sürecine girdiğimiz bu dönemde, yüz yüze görüşmelerimiz, tüm gerekli tedbirlerin hassasiyetle alındığı danışmanlık merkezimizde gerçekleştirilmektedir. Aynı zamanda çevrimiçi görüşmelerimiz devam etmektedir.

Detaylı bilgi için: info@katarsis.com.tr